Proje Fikrim Yoksa Danışmana Nasıl Gidilir?
Hazır proje fikriniz yoksa bir öğretim elemanıyla nasıl görüşeceğinizi, toplantıya ne hazırlayacağınızı ve fikri nasıl daraltacağınızı öğrenin.
Hazır bir proje fikriniz olmadan bir öğretim elemanına gitmeniz normaldir. Görüşmeye “Bana bir proje konusu verir misiniz?” diye tamamen boş gitmek yerine, hangi alana ilgi duyduğunuzu ve ne öğrenmek istediğinizi gösterecek küçük bir hazırlık yapmanız yeterlidir.
İlk görüşmenin amacı bitmiş bir proje önerisini sunmak değil; ilgi alanınızı daraltmak, çalışılabilir soruları görmek ve hocanın yürüttüğü araştırmalarla sizin merakınız arasında bir kesişim bulmaktır.
Görüşmeden önce ne hazırlamalıyım?
Bir sayfalık proje taslağı hazırlamak zorunda değilsiniz. Bunun yerine üç şeyi netleştirin:
- Hangi ders, konu veya problem size diğerlerinden daha ilginç geliyor?
- Bu alanda hangi tür işi yapmaya daha açıksınız: veri analizi, deney, saha çalışması, literatür taraması, yazılım, anket, laboratuvar çalışması gibi?
- Haftada gerçekçi olarak ne kadar zaman ayırabilirsiniz?
Bunlar hocanın size uygun bir başlangıç noktası önermesini kolaylaştırır. Ayrıca görüşeceğiniz öğretim elemanının bölüm sayfasındaki araştırma alanlarına ve mümkünse son birkaç çalışmasına göz atın. Makaleleri baştan sona anlamanız gerekmez; yalnızca “Bu hocanın ne tür sorularla uğraştığını” görmek bile yeterlidir.
Danışmana ne söyleyebilirim?
Konuşmayı şu çerçevede kurabilirsiniz:
“Lisans düzeyinde bir araştırma projesine başlamak istiyorum. Henüz net bir araştırma sorum yok ama X ve Y konuları ilgimi çekiyor. Bu alanlarda başlangıç için okuyabileceğim veya küçük ölçekte çalışabileceğim bir problem önerebilir misiniz?”
Bu ifade iki şeyi aynı anda gösterir: Proje fikriniz henüz hazır değildir ama sorumluluğu tamamen hocaya bırakmak da istemiyorsunuz.
Hocanız doğrudan bir konu verebilir, devam eden bir çalışmanın küçük bir parçasını önerebilir veya birkaç makale okuyup tekrar gelmenizi isteyebilir. Üçü de iyi bir başlangıçtır.
Proje fikri ilk görüşmede çıkmak zorunda mı?
Hayır. Araştırma fikri çoğu zaman tek görüşmede bulunmaz. İlk aşamada geniş bir ilgi alanı belirlenir, ardından literatürde neyin zaten yapıldığına bakılır ve soru giderek daraltılır.
Örneğin “öğrencilerde yapay zekâ kullanımı” çok geniş bir konudur. Danışmanla birkaç tur konuşma ve okuma sonrasında bu başlık, belirli bir öğrenci grubunda belirli bir davranışın veya çıktının incelendiği ölçülebilir bir araştırma sorusuna dönüşebilir.
İyi bir proje fikrinin önemli özelliği yalnız ilginç olması değil; süresi, erişebileceğiniz veri, yöntem ve etik gereklilikler bakımından öğrenci düzeyinde yapılabilir olmasıdır.
TÜBİTAK 2209-A düşünüyorsam farklı mı davranmalıyım?
TÜBİTAK 2209-A gibi programlar lisans ve ön lisans öğrencilerini araştırma yapmaya teşvik ediyor. Hacettepe’nin farklı bölümlerinde öğrencilerin öğretim elemanları danışmanlığında 2209-A projelerine katıldığı görülüyor; Üniversitenin araştırma destek yapısında da öğrenci araştırma projeleri ayrı bir proje türü olarak yer alıyor.
Ancak destek başvurusunda sonunda net bir araştırma önerisi gerekir. Bu nedenle “fikrim yok ama proje yapmak istiyorum” aşaması başvuru aşaması değil, fikir geliştirme aşamasıdır. Danışmandan beklemeniz gereken şey hazır metin vermesi değil; problemi daraltmanıza, yöntem seçmenize ve yapılabilirliği değerlendirmenize yardım etmesidir.
İlk görüşmeden sonra size okuma önerildiyse, ikinci görüşmeye mutlaka notlarla dönün. “Şunları okudum, iki soru çıkardım, şu kısmı hâlâ anlayamadım” diyebilmek, proje fikrinin oluşmasını ciddi biçimde hızlandırır.
Kaynaklar: Hacettepe Üniversitesi – Araştırma Destek Birimleri · Hacettepe Üniversitesi Türkçe Eğitimi – 2209-A Bilgilendirmesi