Hocayla Araştırma Yapmak İçin Nasıl İletişime Geçilir?
Bir öğretim üyesine araştırma projesinde çalışmak için nasıl yaklaşmanız gerektiğini, ilk e-postada ne yazacağınızı ve cevap alamazsanız ne yapacağınızı öğrenin.
Bir hocayla araştırma yapmak istiyorsanız en iyi başlangıç, “Hocam projenizde çalışabilir miyim?” diye toplu ve genel bir mesaj göndermek değil; hocanın ne çalıştığını gerçekten inceleyip, neden özellikle onunla çalışmak istediğinizi kısa biçimde anlatmaktır.
Lisans öğrencisinden kusursuz bir araştırma fikri beklenmez. Buna karşılık merakınızın gerçek olduğunu, temel hazırlığı yapmaya istekli olduğunuzu ve düzenli emek verebileceğinizi göstermeniz önemlidir.
Önce doğru hocayı bulun
Sadece dersini sevdiğiniz hocaya değil, ilgilendiğiniz konuyla gerçekten çalışan akademisyene ulaşın.
Hacettepe’de akademisyenlerin AVESİS profillerinde araştırma alanları, yayınlar ve akademik faaliyetler görülebiliyor. Bölüm sayfasındaki personel listesinden birkaç öğretim üyesi seçip son çalışmalarına bakmak, rastgele e-posta göndermekten çok daha iyi sonuç verir.
Bir hocanın son birkaç yayınının başlıklarını okuyup şu soruya cevap verebilmelisiniz:
Bu hocanın yaptığı araştırmanın hangi kısmı beni gerçekten ilgilendiriyor?
Cevabınız yoksa e-posta göndermeden önce biraz daha araştırma yapın.
İlk e-posta ne kadar uzun olmalı?
Kısa olmalı. Bir akademisyene ilk mesajda hayat hikâyenizi, bütün derslerinizi ve uzun vadeli kariyer planınızı anlatmanız gerekmez.
İyi bir ilk mesajda genellikle şu bilgiler yeterlidir:
- adınız, bölümünüz ve sınıfınız,
- hocanın hangi araştırma konusuyla ilgilendiğiniz,
- bu konuda varsa aldığınız ilgili ders veya sahip olduğunuz temel beceri,
- araştırmaya düzenli zaman ayırabileceğiniz,
- uygun görürse kısa bir görüşme yapmak istediğiniz.
“CV’mi inceleyip bana uygun proje bulur musunuz?” yaklaşımı yerine, hocanın işini önceden incelemiş olmak daha güçlü bir izlenim bırakır.
Ne yazabilirim?
Mesajınızın mantığı şu olabilir:
“Hocam, X konusundaki çalışmalarınızı incelerken özellikle Y çalışmanız ilgimi çekti. Ben de bu alanda kendimi geliştirmek istiyorum. Şu anda Z dersini aldım / şu beceriler üzerinde çalışıyorum. Uygun bir araştırmanızda lisans öğrencisi olarak katkı sunabileceğim bir görev varsa öğrenmek isterim. Müsait olduğunuz bir zamanda kısa bir görüşme yapabilir miyiz?”
Bunu birebir şablon gibi kopyalamak yerine kendi durumunuza uyarlayın. En önemli bölüm, neden o hocaya yazdığınızın anlaşılmasıdır.
Henüz hiçbir şey bilmiyorsam yine de yazabilir miyim?
Evet, fakat “hiçbir şey bilmiyorum, bana öğretin” tonundan kaçının.
Örneğin veri analizi gerektiren bir projeye katılmak istiyorsanız henüz ileri düzey bilginiz olmayabilir. Buna rağmen Python/R öğrenmeye başladığınızı, ilgili dersi aldığınızı veya belirli bir kaynak üzerinden çalıştığınızı söylemeniz fark yaratır.
Araştırma projelerinde ilk görev her zaman çok büyük olmak zorunda değildir. Literatür taraması, veri temizleme, veri girişi, basit analiz, deney hazırlığı veya kaynak düzenleme gibi daha sınırlı görevlerle başlanabilir.
Hocanın kapısını çalmak mı, e-posta atmak mı?
Hocayı hiç tanımıyorsanız e-posta genellikle daha iyi başlangıçtır. Böylece neden görüşmek istediğinizi önceden bilir ve uygun olduğu zamanı kendisi seçebilir.
Dersini aldığınız bir hocaysa ders sonrasında çok kısa biçimde konuyu açıp “Araştırmalarınız hakkında konuşmak için size e-posta atabilir miyim?” demek de doğal bir yöntemdir.
Uzun bir konuşmayı ders çıkışında veya koridorda zorlamaktansa randevu istemek daha saygılıdır.
Cevap gelmezse ne yapmalıyım?
Cevap gelmemesi doğrudan reddedildiğiniz anlamına gelmez. Akademisyenlerin e-postaları yoğun olabilir.
Yaklaşık bir hafta sonra tek bir kısa takip mesajı gönderebilirsiniz. Yine cevap alamazsanız sürekli mesaj atmak yerine başka bir öğretim üyesine yönelin.
Aynı anda 20 kişiye aynı metni göndermek de iyi bir strateji değildir. Önce gerçekten ilgilendiğiniz birkaç kişiyi belirlemek daha verimlidir.
Not ortalaması şart mı?
Araştırmaya başlamak için bütün üniversitelerde geçerli tek bir “şu ortalamanın altında hoca öğrenci almaz” kuralı yoktur. Bazı projelerde akademik başarı önemli olabilir; bazı hocalar ise ilgili derslerdeki performansınıza, teknik becerinize, merakınıza veya düzenli çalışma alışkanlığınıza daha fazla bakabilir.
TÜBİTAK 2209-A gibi belirli programların ayrıca kendi güncel başvuru koşulları vardır. Bir hocayla araştırma yapma fikrini daha sonra resmî öğrenci projesine dönüştürmek istiyorsanız ilgili çağrının şartlarını ayrıca kontrol edin.
İlk hedefiniz “yayın çıkarmak” olmasın
İlk araştırma deneyiminde en büyük kazanım çoğu zaman yayın değil; gerçek bir araştırma sorusunun nasıl kurulduğunu, verinin nasıl toplandığını, hataların nasıl çözüldüğünü ve akademik çalışmanın nasıl ilerlediğini görmektir.
Bu nedenle ilk görüşmede “Makaleye adım yazılır mı?” sorusundan önce projede gerçekten nasıl katkı verebileceğinizi anlamaya çalışmak daha iyi bir başlangıçtır.
Kaynak: Hacettepe Üniversitesi AVESİS