Üniversitede İlk Gün Nasıl Arkadaş Edinilir?
Üniversitenin ilk gününde insanlarla tanışmayı kolaylaştıran doğal konuşma başlangıçları, küçük adımlar ve arkadaşlığı sürdürme yolları.
Üniversitenin ilk gününde hedefiniz hemen yakın arkadaş bulmak değil, ikinci kez konuşabileceğiniz birkaç kişiyle tanışmak olsun. İlk günün en büyük avantajı, çevrenizdeki insanların önemli bir bölümünün de yeni olmasıdır. Bu yüzden normalde garip gelebilecek “Sen de bu bölümde misin?” gibi basit bir soru ilk gün son derece doğal durur.
İlk arkadaşlıkların çoğu etkileyici bir tanışma cümlesinden değil, aynı yerde birkaç kez karşılaşmaktan çıkar.
Sınıfa tam son anda girmeyin
Ders başlamadan 10-15 dakika önce sınıfta olmak konuşmak için daha rahat bir alan yaratır. Herkes yerine oturduktan ve hoca derse başladıktan sonra tanışmak doğal olarak zorlaşır.
Yanınıza oturan birine şunlardan biri yeter:
- “Bu dersin sınıfı burası, değil mi?”
- “Sen de birinci sınıf mısın?”
- “Programı çözebildin mi? Ben hâlâ bazı dersliklere bakıyorum.”
- “Hazırlıktan mı geldin, direkt bölüme mi başladın?”
Bunlar zekice görünmeye çalışan sorular değil; ortak durumunuzdan çıkan konuşmalar. Zaten işe yaramalarının nedeni de bu.
Tek kişiye değil, küçük gruplara da yaklaşın
Koridorda veya sınıf önünde iki-üç kişinin konuştuğunu gördüğünüzde aralarına katılmak bazen tek başına duran biriyle konuşmaktan daha kolaydır. Konu çoğunlukla ders, hoca, kampüs, yemek veya sınıf bulma gibi herkesin dahil olabileceği bir şeydir.
Bir gruba dahil olduktan sonra sürekli konuşmak zorunda değilsiniz. İsminizi söylemek, birkaç dakika kalmak ve daha sonra selam verebileceğiniz insanları tanımak bile ilk gün için yeterlidir.
Öğle arasını tek başınıza kaybolarak geçirmeyin
Sabah tanıştığınız biri varsa ders çıkışında çok basit bir teklif yapabilirsiniz:
“Yemekhaneye geçiyor musunuz?”
Bu cümle, “Arkadaş olalım mı?” demeden birlikte zaman geçirmek için doğal bir neden yaratır. İlk günlerde yemek, kampüsü keşfetmek, sonraki dersin binasını bulmak veya toplu taşımaya birlikte yürümek arkadaşlığın devam etmesini sağlayan küçük fırsatlardır.
İsim aldıysanız bağlantıyı koparmayın
Günün sonunda onlarca kişiyle tanışıp kimseyi bir daha bulamamak yerine üç-beş kişinin adını hatırlamak daha değerlidir. Konuşma iyi gittiyse Instagram, WhatsApp veya bölüm grubundan bağlantı kurabilirsiniz.
Bunu da büyütmeye gerek yok:
“Bu arada Instagram'ın neydi?”
veya
“Bölümün WhatsApp grubunda mısın?”
yeterli.
Sonraki gün karşılaştığınızda ismiyle selam vermek, ilk konuşmadan çok daha önemlidir. Arkadaşlık hissini yaratan şey çoğu zaman ilk tanışma değil, tanışmanın devam etmesidir.
Herkes ilk gün arkadaş grubunu bulmuş gibi görünebilir
İlk gün kampüste bazı gruplar çoktan yıllardır arkadaşmış gibi görünebilir. Bunun birkaç basit nedeni olabilir: hazırlıktan tanışıyorlardır, aynı yurtta kalıyorlardır, kayıt veya oryantasyonda karşılaşmışlardır ya da sadece sizden yarım saat önce tanışmışlardır.
Bu görüntüyü “herkes grubunu buldu, ben geç kaldım” şeklinde yorumlamak gereksiz baskı yaratır.
Üniversitedeki kalıcı arkadaşlıkların önemli bir kısmı ilk günden sonra; aynı dersleri tekrar tekrar almak, ödev yapmak, kulüplere gitmek, yurtta kalmak veya kampüste aynı yerlere uğramak gibi tekrar eden temaslarla oluşur.
İlk gün için küçük bir hedef koyun
Günün sonunda şunların olması yeterli bir başlangıçtır:
- birkaç kişinin adını öğrenmiş olmak,
- en az bir kişiyle ikinci kez görüşebileceğiniz bir bağlantı kurmak,
- bölüm veya sınıf grubuna girmek,
- ertesi gün selam verebileceğiniz tanıdık yüzler edinmek.
İlk gün çok sosyal geçmediyse de bunun üniversite hayatınızın nasıl olacağını gösterdiğini düşünmeyin. Ertesi ders, ilk grup ödevi, kulüp tanışma toplantısı veya yemek sırası yeni bir başlangıç olabilir.
Üniversitede arkadaş edinmenin en pratik formülü çoğu zaman şudur: ilk konuşmayı küçük tut, aynı insanlara tekrar selam ver ve ortak bir şey yapmak için fırsat yarat.