Üniversitede Arkadaş Grubuna Nasıl Girilir?
Üniversitede oluşmuş veya yeni kurulmakta olan bir arkadaş grubuna doğal biçimde dahil olmak için işe yarayan adımları ve kaçınılması gereken hataları öğrenin.
Üniversitede bir arkadaş grubuna girmenin en kolay yolu, gruba bir anda “katılmaya çalışmak” değil, aynı insanlarla düzenli olarak küçük temaslar kurmaktır. Aynı derste yan yana oturmak, ders çıkışı birlikte yemek yemek, ortak bir ödev hakkında konuşmak veya kısa bir kahve davetine dahil olmak zamanla sizi grubun doğal bir parçası hâline getirir.
Özellikle ilk haftalarda gruplar dışarıdan göründüğü kadar kapalı değildir. Birkaç kişinin sürekli birlikte görülmesi, yıllardır yakın arkadaş oldukları anlamına gelmez; çoğu grup birkaç tekrar eden karşılaşmadan sonra oluşur.
Önce bir kişiye yaklaşmak daha kolaydır
Beş-altı kişilik bir grubun ortasına girip herkese aynı anda kendinizi kabul ettirmeye çalışmak gereksiz baskı yaratır. Gruptaki bir kişiyle doğal bir bağ kurmak çok daha kolaydır.
Örneğin:
- dersten önce yanına oturmak,
- “ödevin şu kısmını anladın mı?” diye sormak,
- ders çıkışı yemekhaneye gidip gitmediğini sormak,
- sınav veya ders notu hakkında kısa bir konuşma açmak
yeterli olabilir.
Bir kişiyle iletişim kurunca onun diğer arkadaşlarıyla aynı ortamda bulunmanız da kolaylaşır. Grup ilişkilerinin önemli bir kısmı zaten bu şekilde genişler.
Davet beklemek yerine küçük davetler yapın
Sosyal çevre kurarken en sık yapılan hata, herkesin sizi çağırmasını beklemek. Büyük bir plan yapmak zorunda değilsiniz. “Kahve almaya gidiyorum, geliyor musunuz?”, “Ders çıkışı yemekhaneye geçelim mi?” veya “Kütüphanede şu ödeve bakacağım, siz de çalışıyor musunuz?” gibi düşük baskılı teklifler daha doğal çalışır.
Karşı taraf bir kez gelemiyorsa bunu reddedilme olarak yorumlamak da gereksiz. Üniversitede ders, ulaşım, kulüp ve kişisel programlar sık sık çakışır. Önemli olan tek bir davetin sonucu değil, iletişimin devam edip etmediğidir.
Aynı ortamlara tekrar tekrar girin
Arkadaşlıkta “yakınlık” çoğu zaman ortak ilgi kadar tekrar eden karşılaşmadan doğar. Sürekli sınıf değiştirip herkese selam verip kimseyle ikinci kez konuşmamak yerine, birkaç ortamı düzenli kullanmak daha etkilidir.
Bunlar:
- aynı ders veya çalışma grubu,
- öğrenci topluluğu,
- spor veya sanat etkinliği,
- bölüm etkinliği,
- kütüphane veya kampüsteki ortak çalışma alanı
olabilir.
İlk görüşmede çok konuşkan olmak zorunda değilsiniz. Aynı insanlarla birkaç kez karşılaşmak, konuşmanın her seferinde biraz daha kolaylaşmasını sağlar.
Gruba dahil olduktan sonra yalnızca “orada bulunmayın”
Bir arkadaş grubunda kalıcı olmayı sağlayan şey yalnız fiziksel olarak yanlarında oturmak değil, ilişkiye küçük katkılar sunmaktır. Örneğin bir etkinlik önerisi paylaşabilir, eksik notu gönderebilir, ortak bir planı organize edebilir veya daha önce konuşulan bir konuyu hatırlayıp tekrar sorabilirsiniz.
Bu, “kendinizi kanıtlamanız gerekiyor” anlamına gelmez. İyi arkadaşlık karşılıklıdır; sürekli yalnız sizin çaba göstermeniz gerekiyorsa o gruba tutunmak yerine başka insanlarla da bağlantı kurmak daha sağlıklı bir seçenek olabilir.
Hacettepe’de aynı arkadaş grubundaki öğrenciler farklı şubelerdeyse, gerekli.tr Ders Programı üzerinden hazırladığınız haftalık planı paylaşmak ortak boş saatleri görmeyi ve birlikte çalışma/yemek planı yapmayı kolaylaştırabilir.
Her gruba uyum sağlamak zorunda değilsiniz
Bir grubun yanında sessiz kaldığınız veya kendinizi sürekli dışarıda hissettiğiniz için sosyal açıdan başarısız olduğunuz sonucu çıkmaz. Bazen mizah, tempo, ilgi alanı veya iletişim biçimi uyuşmaz. Üniversitenin avantajı, sosyal çevrenizin tek sınıftan ibaret olmamasıdır.
Bölüm arkadaşlarıyla yakın olabilirsiniz; ama asıl arkadaş çevreniz bir kulüpten, seçmeli dersten, yurttan, spordan veya başka bir fakülteden de çıkabilir. Bu yüzden ilk oluşan gruba mutlaka tutunmaya çalışmak yerine birkaç farklı çevreye açık olmak daha işlevlidir.
İlk adım için ne yapabilirsiniz?
Ertesi gün büyük bir sosyal değişim yaratmaya çalışmak yerine tek bir küçük hedef seçin: derste daha önce konuştuğunuz birinin yanına oturun ve ders çıkışı “yemek yemeye gidiyor musunuz?” diye sorun.
Üniversitede arkadaş gruplarının çoğu böyle küçük ve tekrar eden anlardan oluşur. Bir grubun “içine girmekten” çok, insanlarla yeterince ortak zaman geçirip ilişkinin kendiliğinden gelişmesine alan açmak işe yarar.