Hacettepe Yeni Öğrenciler İçin Sosyalleşme Rehberi
Hacettepe'ye yeni başlayan öğrenciler için sınıfta, öğrenci topluluklarında ve kampüste arkadaş edinmeyi kolaylaştıracak gerçekçi ve uygulanabilir bir sosyalleşme rehberi.
Hacettepe'ye yeni başladıysanız ilk günlerde herkesin çoktan arkadaş grubunu kurmuş gibi görünmesi yanıltıcı olabilir. Gerçekte sınıftaki öğrencilerin büyük bölümü aynı şeyi yaşıyor: birkaç isim öğreniyor, birileriyle ders hakkında konuşuyor ve hangi insanlarla daha iyi anlaşacağını zamanla keşfediyor.
Bu yüzden ilk haftanın hedefi “hemen yakın arkadaş bulmak” değil, aynı insanlarla tekrar karşılaşabileceğiniz küçük sosyal bağlantılar kurmak olmalı.
İlk arkadaşlıklar genellikle büyük bir tanışma anıyla başlamaz
Sınıfta yanınıza oturan kişiye “Bu derslik doğru mu?”, “Sen de birinci sınıf mısın?” veya “Sonraki ders nerede biliyor musun?” demek yeterli olabilir. Üniversitede arkadaşlıkların önemli bölümü böyle küçük, işlevsel konuşmaların tekrar etmesiyle gelişir.
İlk gün kendinizi uzun uzun tanıtmak veya çok sosyal görünmeye çalışmak zorunda değilsiniz. Daha önemli olan, ertesi gün aynı kişiyi görünce selam verebilmek.
Bir isim öğrendiğinizde hatırlamaya çalışın. Ders çıkışında aynı yöne gidiyorsanız birlikte yürümek, yemekhaneye geçmek veya bir sonraki dersliği beraber aramak doğal bir devam noktası yaratır.
Sınıfta hep aynı yere kapanmayın
İlk iki haftada her derste tamamen farklı bir yere oturmak da, ilk tanıştığınız tek kişinin yanından hiç ayrılmamak da sosyal alanınızı daraltabilir.
Daha iyi bir denge şudur: birkaç derste tanıdığınız insanların yakınına oturun, fakat farklı derslerde yeni kişilerle de temas kurun. Böylece tek bir gruba bağımlı kalmadan bölüm içinde birkaç ayrı bağlantınız olur.
Bu özellikle ilk haftalarda faydalıdır; çünkü herkesin ders programı, şubesi ve arkadaş çevresi henüz oturmamıştır.
Öğrenci toplulukları neden iyi bir başlangıç noktası?
Hacettepe'nin resmî Öğrenci Toplulukları sistemi; eğitim, sağlık, sosyal-kültürel, müzik ve sahne sanatları, spor, bilim-teknoloji gibi farklı alanlarda çok sayıda topluluğu bir araya getiriyor. Aktif ön lisans ve lisans öğrencileri topluluklara üye olabiliyor ve birden fazla topluluğa katılmak mümkün.
Toplulukların asıl sosyal avantajı, “arkadaş edinmeye çalışmak” yerine ortak bir işle uğraşmanızdır. Film, dans, doğa yürüyüşü, teknoloji, finans, tiyatro veya bölümünüzle ilgili bir etkinlik üzerinden konuşmak, boş bir ortamda tanışmaya çalışmaktan daha kolaydır.
Fakat ilk gün on topluluğa birden yazılmak zorunda değilsiniz. İki veya üç topluluğun tanıtımına gidip gerçekten hoşunuza giden birinde birkaç etkinliğe düzenli katılmak genellikle daha değerlidir.
Topluluğa tek başına gitmek garip mi?
Hayır. Özellikle dönem başındaki tanıtımların önemli bir kısmına öğrenciler zaten tek başına gider. Toplulukların amacı yeni üyelerle tanışmak olduğu için orada kimseyi tanımıyor olmanız olağan bir durumdur.
İlk etkinlikte uzun süre kalmanız da şart değil. Ortamı görmek, iki kişiyle konuşmak ve bir sonraki buluşmanın ne zaman olduğunu öğrenmek bile yeterli bir başlangıç olabilir.
Ders çıkışı yapılan küçük planları küçümsemeyin
“Yemekhaneye geçiyoruz, geliyor musun?”, “Kütüphaneye bakacağız” veya “Kahve alıp döneceğiz” gibi plansız görünen kısa davetler, üniversitedeki ilk sosyal çevrenin oluştuğu anlardır.
Her davete evet demeniz gerekmez. Fakat gerçekten müsait olduğunuz halde sırf çekindiğiniz için sürekli “sonra görüşürüz” derseniz insanlar zamanla sizin katılmak istemediğinizi düşünebilir.
İlk haftalarda bir iki kez birlikte yemek yemek, uzun bir tanışma konuşmasından daha etkili olabilir.
WhatsApp grubuna girmek sosyalleşmekle aynı şey değil
Sınıf veya bölüm grupları duyuru takibi açısından işe yarar, fakat yüzlerce kişinin bulunduğu bir grupta mesaj okumak tek başına sosyal çevre oluşturmaz.
Grubu bir başlangıç noktası olarak kullanın. Birisi “şu derslik nerede?” diye sorduğunda biliyorsanız cevap vermek, ortak bir ödev için birkaç kişiyle konuşmak veya ders çıkışı buluşmak gerçek bağ kurmayı kolaylaştırır.
Aynı şekilde sosyal medyada birbirinizi eklemek, yüz yüze konuşmanın yerine değil devamına dönüşürse daha doğal ilerler.
İlk haftada yalnız kalırsanız geç kaldığınızı düşünmeyin
Bazı insanlar ilk gün çok hızlı gruplaşır; bu grupların bir kısmı birkaç hafta sonra tamamen değişir. Dersler, şubeler, topluluklar ve günlük rutinler oturdukça insanlar yeni çevrelerle tanışmaya devam eder.
İlk haftada “kendi grubumu bulamadım” sonucu çıkarmak için çok erkendir. İkinci ayda tanışacağınız biri, dört yıl boyunca en yakın arkadaşınız olabilir.
Kendinize daha uygulanabilir bir hedef koyabilirsiniz: her hafta bir yeni kişiyle konuşmak, bir topluluk etkinliğine gitmek veya dersten sonra bir kez sınıftan biriyle vakit geçirmek. Küçük tekrarlar, tek seferlik büyük sosyal çabalardan daha sürdürülebilirdir.
Hacettepe'de sosyal hayat yalnız topluluklardan ibaret değil
Üniversitenin yerleşkelerinde kütüphane, spor alanları, kültür-sanat etkinlikleri ve farklı öğrenci yaşam alanları bulunuyor. Sosyalleşmek için sürekli etkinlik kovalamak zorunda değilsiniz. Aynı yerde düzenli çalışmak, spor yapmak veya yemek yemek bile zamanla tanıdık yüzleri artırır.
En rahat yöntem, zaten yapmak istediğiniz bir şeyi sosyal hale getirmektir. Spor seviyorsanız spor üzerinden, ders çalışmayı seviyorsanız kütüphane ve çalışma grupları üzerinden, sanatla ilgileniyorsanız topluluk veya etkinlikler üzerinden insanlarla tanışın.
Üniversitede sağlam çevre genellikle “çok kişi tanımak”tan değil, aynı insanlarla doğal biçimde tekrar karşılaşmaktan oluşur.