Türkçe Bölümde Okurken İngilizce Nasıl Geliştirilir?
Türkçe eğitim alan üniversite öğrencileri için akademik ve mesleki İngilizceyi derslerin yanında geliştirmeye yönelik uygulanabilir bir çalışma sistemi.
Bölümünün Türkçe olması İngilizceni geliştirmenin önünde ciddi bir engel değil. Asıl sorun, İngilizcenin günlük üniversite düzeninde kendiliğinden kullanılmaması. Çözüm de “bir ara yoğun İngilizce çalışmak” değil; okuma, dinleme, yazma ve konuşmayı kendi bölüm hayatına düzenli biçimde yerleştirmek.
En verimli hedef, önce kusursuz İngilizce konuşmak değil alanındaki İngilizce içeriği anlayabilmek ve gerektiğinde üretebilmek olmalı.
Genel İngilizce ile bölüm İngilizcesini birlikte götür
Örneğin istatistik okuyorsan yalnız grammar kitabı çözerek “confidence interval”, “sampling bias” veya “regression diagnostics” gibi ifadeleri rahat kullanmaya başlamazsın. Aynı şekilde yalnız İngilizce istatistik videosu izlemek de günlük konuşma ve temel dil bilgisindeki açıkları tamamen kapatmaz.
Bu yüzden çalışmayı iki kola ayır:
- genel İngilizce: günlük kelime dağarcığı, dinleme, konuşma ve temel yazma,
- alan İngilizcesi: ders kitapları, teknik terimler, makaleler, dokümantasyon ve sunum dili.
İkisini aynı anda geliştirmek, “önce İngilizcem tamamen iyi olsun, sonra mesleki kaynaklara geçerim” yaklaşımından daha gerçekçi.
Dersini İngilizce kaynakla ikinci kez gör
Türkçe bölümde olmanın avantajlarından biri, zor bir konuyu önce ana dilinde öğrenip sonra İngilizce kaynaktan tekrar edebilmen.
Örneğin derste hipotez testini işledikten sonra aynı başlığı İngilizce bir ders videosundan veya kitaptan incele. Konunun mantığını zaten bildiğin için zihnin bu kez matematiği çözmek yerine İngilizce terimlerle eşleştirmeye odaklanır.
Bunu her ders için yapmak zorunda değilsin. Haftada bir veya iki ana konuyu İngilizce kaynakla tekrar etmek bile dönem sonunda ciddi bir teknik kelime birikimi oluşturur.
Kelime listesi yerine terim bağlamı biriktir
Tek başına yüzlerce kelime ezberlemek yerine alanında tekrar tekrar karşılaştığın kelimeleri cümleyle kaydet.
Örneğin yalnız:
estimate = tahmin etmek
yazmak yerine:
We estimate the model parameters using maximum likelihood.
gibi gerçek bir kullanım görmek çok daha değerlidir.
Aynı terim makalede, videoda ve kod dokümantasyonunda tekrar karşına çıktığında kelime ezber olmaktan çıkıp mesleki dilinin parçası olur.
Dinlemeyi pasif bırakma
İngilizce video izlemek faydalıdır ama yalnız altyazıyı okuyarak saatler geçirmek dinleme becerisini beklediğin kadar geliştirmeyebilir.
Kısa içeriklerde şu yöntemi kullanabilirsin:
- 5-10 dakikalık bölümü İngilizce altyazıyla izle.
- Bilmediğin birkaç kritik ifadeyi çıkar.
- Aynı kısmı bu kez altyazısız dinle.
- Videonun ne anlattığını iki-üç cümle İngilizce özetlemeye çalış.
Her kelimeyi anlamaya çalışma. Akademik ve iş hayatında da çoğu zaman önemli olan, konuşmanın ana fikrini ve teknik ayrıntıları yeterince yakalayabilmektir.
Konuşmak için “hazır olmayı” bekleme
Konuşma becerisi yalnız okuyarak oluşmaz. Seviyen düşükken hata yapmak rahatsız edici olabilir ama konuşmayı sürekli ileri bir tarihe bırakmak bu rahatsızlığı büyütür.
Başlangıç için uzun sohbetler gerekmiyor. Şunlar yapılabilir:
- o gün ne yaptığını iki dakika sesli anlatmak,
- işlediğin bir konuyu İngilizce açıklamak,
- bir sunum slaydını sesli prova etmek,
- bir arkadaşla haftada bir kısa İngilizce konuşma oturumu yapmak,
- konuşma kulübüne katılmak.
Hacettepe Yabancı Diller Yüksekokulu dönem dönem İngilizce Konuşma Kulübü programları açıyor. Güncel kayıt ve seviye koşulları dönemlere göre değişebildiği için başvuru öncesinde YDYO duyurusunu kontrol etmek gerekir.
Yazma pratiğini bölümünle birleştir
İngilizce günlük tutmak faydalı olabilir, fakat mesleki hedefin varsa daha doğrudan pratikler de var:
- bir ders konusunu 150 kelimeyle İngilizce özetlemek,
- yaptığın projeye İngilizce README yazmak,
- grafik yorumunu İngilizce açıklamak,
- LinkedIn veya portföy açıklamasını İngilizce hazırlamak,
- bir makalenin yöntem bölümünü kendi cümlelerinle özetlemek.
Böylece İngilizce ayrı bir “ders” olmaktan çıkıp yaptığın akademik işin dili hâline gelir.
Haftada ne kadar çalışmak gerekir?
Bir anda her gün iki saat ayırmak yerine sürdürülebilir bir düzen daha işe yarar. Örneğin haftalık sistem şöyle olabilir:
- 3 gün: 20-30 dakika genel dinleme/okuma,
- 2 gün: bölümle ilgili İngilizce kaynak,
- 1 gün: kısa yazma veya konuşma pratiği,
- her gün: karşılaşılan birkaç önemli kelimeyi tekrar.
Bu programın birebir aynısını uygulamak zorunda değilsin. Kritik olan, İngilizcenin sınav haftası dışında da hayatında kalması.
Seviyenin geliştiğini nasıl anlarsın?
Yalnız test puanına bakma. Şunlar daha anlamlı göstergeler olabilir:
- İngilizce ders videosunda daha az durdurma ihtiyacı,
- dokümantasyonu Türkçeye çevirmeden okuyabilme,
- bir makalenin özetinden ana fikri çıkarabilme,
- sunum yaparken daha az cümle ezberleme,
- e-posta veya proje açıklamasını daha az yardım alarak yazabilme.
Türkçe bölümde okuyorsan İngilizceyi ders programının sana otomatik olarak kazandırmasını bekleme. Fakat kendi bölüm içeriğini İngilizceyle eşleştiren düzenli bir sistem kurarsan, dört yıllık lisans süresi mesleki İngilizce için oldukça uzun ve değerli bir çalışma alanına dönüşebilir.
Kaynak: Hacettepe Yabancı Diller Yüksekokulu – İngilizce Konuşma Kulübü