İş Bulmadan Mezun Olan Öğrenci İlk Üç Ayını Nasıl Planlamalı?
Mezuniyet sonrası ilk üç ayı iş arama, CV geliştirme, ağ kurma, beceri açığını kapatma ve maddi planlama açısından nasıl bölümlere ayırabileceğinizi öğrenin.
İş bulmadan mezun olmak, ilk üç ayı yalnızca ilanlara başvurarak geçirmek gerektiği anlamına gelmez. Daha iyi bir plan; iş arama sistemini kurmak, hangi pozisyonlara gerçekten uygun olduğunuzu görmek, eksiklerinizi kapatmak ve maddi olarak ne kadar süre iş arayabileceğinizi bilmek üzerine kurulmalıdır.
Üç ayı tek bir uzun bekleme dönemi gibi değil, birbirini tamamlayan üç aşama gibi düşünmek daha işlevlidir.
İlk ay: yönünüzü ve başvuru sisteminizi kurun
İlk haftalarda en önemli iş mümkün olduğunca çok başvuru yapmak değil, hangi rollere başvuracağınızı netleştirmektir.
Önce 15-20 gerçek iş ilanı açın. İlanlarda tekrar eden becerileri, programları, yabancı dil beklentilerini ve deneyim düzeyini not edin. Böylece “benim bölümümden mezun olanlar ne yapıyor?” gibi çok geniş bir sorudan çıkıp daha somut bir hedefe geçebilirsiniz.
Örneğin aynı bölümden mezun iki kişi için uygun başlangıç rolleri tamamen farklı olabilir:
- biri veri analizi ve raporlama tarafına,
- biri saha operasyonuna,
- biri akademik araştırmaya,
- biri satış veya müşteri ilişkilerine
daha yakın olabilir.
Ardından tek bir genel CV göndermek yerine hedeflediğiniz rol türlerine göre CV'nizin vurgu noktalarını değiştirin. Hacettepe Kariyer Merkezi de yeni mezunlara; ilgi alanı ve yetkinlikleri belirleme, hedef pozisyonların ilanlarını inceleyerek eksikleri görme, güncel ve pozisyona uyarlanmış CV hazırlama ve profesyonel ağı geliştirme yaklaşımını öneriyor.
İlk ayın sonunda elinizde şunlar olmalı:
- Başvuracağınız 2-3 rol grubu.
- Temiz ve güncel bir CV.
- Düzenlenmiş LinkedIn profili.
- Başvuruları takip ettiğiniz basit bir tablo.
- Geliştirmeniz gereken en fazla 2-3 kritik beceri.
On farklı sertifikaya aynı anda başlamak yerine iş ilanlarında gerçekten tekrar eden bir açığı kapatmak daha değerlidir.
İkinci ay: başvurudan geri bildirim üretin
İkinci ayda yalnız “kaç başvuru yaptım?” sayısını izlemek yanıltıcı olabilir. Daha önemli soru şudur:
Başvuruların hangi aşamasında eleniyorum?
Hiç görüşme gelmiyorsa CV, hedef pozisyon veya başvuru kalitesi sorunlu olabilir. İlk görüşmeler geliyor ama devamı gelmiyorsa mülakat pratiğine ağırlık vermek gerekebilir. Teknik değerlendirmelerde eleniyorsanız eksik beceri daha görünür hale gelmiştir.
Bu nedenle başvuru tablonuza yalnız şirket adını değil şu alanları da ekleyebilirsiniz:
| Alan | Ne işe yarar? |
|---|---|
| Pozisyon | Hangi rol grubunun daha çok dönüş verdiğini görürsünüz |
| Başvuru tarihi | Süreci ne kadar düzenli yürüttüğünüzü izlersiniz |
| Kaynak | LinkedIn, kariyer sitesi, yönlendirme vb. kanalları karşılaştırırsınız |
| Sonuç | Görüşme dönüş oranını görürsünüz |
| Not | İlanda eksik kaldığınız beceri veya görüşme geri bildirimini kaydedersiniz |
Bu aşamada eski sınıf arkadaşları, staj yaptığınız yerler, hocalar, araştırma grupları ve mezunlarla iletişim kurmak da işe yarayabilir. “Bana iş bulabilir misiniz?” şeklinde geniş bir talep yerine, ilgilendiğiniz rolü açıkça söylemek daha sağlıklı olur.
Örneğin “sağlık verisi analizi tarafına yöneliyorum; yeni mezunların hangi becerilerle öne çıktığını anlamaya çalışıyorum” gibi bir mesaj karşı tarafın size daha somut bilgi vermesini kolaylaştırır.
Üçüncü ay: stratejiyi değiştirmek gerekip gerekmediğine karar verin
Üçüncü aya geldiğinizde aynı yöntemi daha fazla tekrar etmek yerine sonuçlara bakın.
Şu durumlar farklı kararlar gerektirir:
Başvurular var ama dönüş yoksa: CV'nizi ve hedeflediğiniz ilanların seviyesini yeniden değerlendirin.
Görüşme var ama teklif yoksa: mülakat örnekleri çıkarın, hangi sorularda zorlandığınızı yazın ve prova yapın.
İlanların çoğunda aynı teknik eksik çıkıyorsa: kısa ve uygulanabilir bir proje veya eğitimle o açığı kapatın.
Alanınızda başlangıç ilanı çok azsa: komşu rol ve sektörleri araştırın. Bölüm adınıza birebir uyan iş unvanını beklemek seçenekleri gereksiz daraltabilir.
Maddi baskı artıyorsa: kariyer hedefinizden vazgeçmeden geçici veya yarı zamanlı gelir seçeneği düşünmek gerekebilir. Burada önemli olan geçici işi “başarısızlık” olarak görmek değil, iş arama süresini finanse eden ayrı bir karar olarak ele almaktır.
İş aramayı tam zamanlı bir mesaiye çevirmek şart mı?
Hayır. Her gün sekiz saat ilan bakmak genellikle verimli bir yöntem değildir.
Daha sürdürülebilir bir hafta örneği şöyle olabilir:
- 2-3 gün nitelikli başvuru,
- 1 gün beceri veya proje geliştirme,
- 1 gün ağ kurma ve kariyer etkinlikleri,
- haftada kısa bir değerlendirme.
Böylece iş arama, sürekli aynı ekrana bakılan belirsiz bir süreç olmaktan çıkar.
İŞKUR da iş ve meslek danışmanlığı, kariyer günleri ve gençlere yönelik istihdam programları yürütüyor. Özellikle mezuniyet sonrası dönemde yalnız özel iş ilanı sitelerine bağlı kalmadan İŞKUR'un güncel genç istihdam programlarını ve danışmanlık kanallarını kontrol etmek yararlı olabilir.
Mezuniyet sonrası akademik geçmişinizi de bir kez düzenleyin
Başvurularda yalnız diploma değil; proje, seçmeli ders, araştırma, gönüllülük, staj ve bölüm içi çalışmalar da önem kazanabilir. Mezuniyetten hemen sonra bunlar hâlâ tazeyken hangi deneyimin hangi beceriyi gösterdiğini çıkarmak CV hazırlamayı kolaylaştırır.
Öğrencilik dönemindeki ders ve akademik geçmişinizi daha düzenli gözden geçirmek için gerekli.tr üzerindeki akademik planlama araçlarını kullanabilir, CV'nize taşımaya değer proje ve ders çıktılarını tek tek belirleyebilirsiniz.
İlk üç ayın hedefi “90 gün içinde mutlaka işe girmek” olmak zorunda değildir. Daha gerçekçi hedef, üçüncü ayın sonunda hangi rollerde şansınızın daha yüksek olduğunu, nerede eksik kaldığınızı ve iş arama yönteminizi nasıl değiştireceğinizi veriye dayanarak biliyor olmaktır.
Kaynaklar:
Hacettepe Üniversitesi Kariyer Merkezi – Sıkça Sorulan Sorular
İŞKUR – GÜÇ / Gençliğin Üretim Çağı